teşhis

14Ağu08

Bademcik taşıyla ilk tanışmam üniversitenin ilk yılında oldu (Mayıs 1995).  Ağzımda hissettiğim ufak parçacıkları ilk elime aldığımda onları dişlerimin arasına sıkışmış fındık kırıntıları sandım önce, yada bir önceki gün yediğim pilavdan kalan pirinç artıklarıda olabirdi.

Sonra bu parçacıklar aralıklarla gelmeye devam edince, ne olduklarını anlamak için biraz incelemeye karar verdim. Bunların yemek artığı olmadığını ve çok kötü koktuklarını anlamam uzun sürmedi. Peki ama nereden geliyordu bunlar?

. . . . . . . . . .

Boğaz ağrısıyla uyandığım bir sabah aynada bademciklerime bakarken, sol bademciğin arka tarafında bu parcacıklardan birini sarkarken gördüm. Hemen odamdan bir kalem alıp onu kalemin ucuyla çıkardım. Evet, bu oydu. Ve artık nereden geldiğini biliyordum…

Ne zaman boğazım ağrısa bademciklerin arkasında bu parçacıkları görmeye başladım. Yada bunları gırtlağımda hissettikten bir süre sonra boğazımın ağrısı başlıyordu. Artık kronikleşen boğaz ağrılarımın sebebinin de bu parçacıklar olduğu anlaşılıyordu.

Bulunduğum üniversiteye bağlı tıp fakültesinde bir boğaz doktoruna gittim. Doktorun teşhisi uzun sürmedi. Bunun önemsiz bir allerji olduğunu. İstersem antibiyotik verebileceğini fakat tedavi bitiminde tekrar edeceği için gereksiz olduğunu söyleyerek, sigara içmememi ve tozdan uzak durmamı tavsiye etti.

Biraz hayal kırıklığı yaşadım. Tıp bu kadar basit bir şeyi tedavi etmekte çaresiz kalmıştı. Arkadaşlarıma durumu anlattığımda biraz ümitlendim. Çünki onlarda boğazlarında bu parçacıkları görmüşlerdi. Bu konuda yanlız olmadığımı anladım ve arkadaşlarımdan birinin belki buna bir care bulmuş olabileceğini düşünerek sorular sormaya başladım. Fakat kimse ne yapacağını bilmiyordu

Bu parçacıklar her ne ise çok kötü kokuyorlardı!

. . . . . . . . . .

Üniversite bitti. İş, arkadaş ve aile hayatına ,sanki özürlü biriymiş gibi, yakın mesafeden yüz yüze konuşmaktan utanarak devam ettim. Örneğin otobüste yanımda oturan kişiye adres soramadığımdan durağı kaçırıp yürüdüğüm oldu.

Sonra internetin icadıyla, banada tedaviyi diğer ülkelerde araştırma imkanı doğdu. Ve yaklaşık 5 yıldır, dünyanın her yerinden insanların çare aradığı bu sorunu, ben de bir Türk hasta olarak dikkatle takip ediyorum…

Hikayenin buraya kadar olan kısmı size yabancı değilse

devam eden sayfaları daha dikkatli okuyunuz.

Çünki 13 yıl süren araştırmalarım sonucunda bir kaç çare buldum.

tonsillolith.wordpress.com

 




Recent Entries

Kategoriler

Arşivler

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 43 takipçiye katılın